TERÖRÜN GERÇEK KÖKENİ VE ÇÖZÜMÜ
 

Yer: İstanbul Sepetçiler Kasrı - 22 Eylül 2005

Terör ırk, din, dil farkı gözetmeksizin her kesimden insanı mağdur etmekte ve ülkelerin milli servetlerini yok etmektedir. Bu yıkıma karşı, samimi Müslümanların Hıristiyanların ve Musevilerin, barış, kardeşlik, sevgi, dayanışma ve işbirliği çerçevesinde bir araya gelmesinin zamanı gelmiştir. “Medeniyetler çatışması”nı zorla dayatmaya çalışanlara karşı “medeniyetler barışı ve dayanışması”nı yaşatmak için vicdan ve sorumluluk sahibi olanların bu şuurla birlik içinde hareket etmeleri gerekmektedir.

İşte bu düşüncelerle, BAV ve MDKV tarafından, uzmanların ve farklı dinlerin önde gelenlerinin katıldığı bir konferans tertip edildi.

Konferans, Mehteran Konserinin ardından, Bilim Araştırma Vakfı üyelerinden İbrahim Tuncer'in sunuş konuşması ile başladı. Ardından saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşı okundu. Toplantı, konferansın adını taşıyan bir multivizyon gösterisi ile devam etti.

Konferansa, birçok yabancı ülkenin dini temsilcileri, Türkiye'de görev yapan büyükelçilik ve konsolosluk mensupları, ülkemizin önde gelen akademisyenleri, milletvekilleri, siyasetçileri, gazete sahipleri ve köşe yazarları, emekli paşalar, bürokratlar, iş adamları, çeşitli sivil toplum örgüt temsilcileri ile birlikte geniş bir izleyici kitlesi katıldı. Konferansa mazeretleri dolayısıyla katılamayıp tebrik mesajı gönderen bazı davetlilerin mesajları toplantı öncesinde okundu. Özeti aşağıda verilen konuşmaların ardından, toplantı, plaket töreni yapıldıktan sonra sona erdi.

 

Toplantıya Katılamayıp Tebrik Mesajı Gönderen Bazı Davetliler;

  • Recep Tayyip Erdoğan (Başbakan)
  • Jaap De Hoop Scheffer (NATO Genel Sekreteri)
  • Kofi Annan (BM Genel Sekreteri)
  • Pervez Müşerref (Pakistan Cumhurbaşkanı)
  • Kral Abdullah II (Ürdün Kralı)
  • Fas Kralı Muhammed VI (Fas Kralı)
  • Prens Charles Philip Arthur George (Galler Prensi)
  • Tony Blair (İngiltere Başbakanı)
  • Jose Luiz Rodriguez Zapatero (İspanya Başbakanı)
  • Anders Fogh Rasmussen (Danimarka Başbakanı)
  • Gerhard Schröeder (Almanya Başbakanı)
  • Jan Peter Balkanande (Hollanda Başbakanı)
  • Abdüllatif Şener (Başbakan Yardımcısı)
  • Paul Wolfowitz (Dünya Bankası Başkanı)
  • Billy Graham (Dünya Evanjeliklerinin Lideri)
  • Desmont Tutu (Güney Afrika Anglikan Kilisesi Başpsikoposu)
  • Ignace Moussa Daoud (Vatikan Doğu Kiliseleri Kardinali)
  • Pier Luigi Celata (Vatikan Dinlerarası Diyalog Konseyi Genel Sekreteri)
  • Jack Straw (İngiltere Dışişleri Bakanı)
  • Lord Falconer Of Thoroton (İngiltere Adalet Bakanı)
  • Charles Clarke (İngiltere İçişleri Bakanı)
  • Jose Antonio Alonso (İspanya İçişleri Bakanı)
  • Joschka Fischer (Almanya Dışişleri Bakanı)
  • Lopez Aguliar (İspanya Adalet Bakanı)
  • F.H. Otholf (Hollanda Dışişleri Bakanlığı Terör Dairesi Başkanı)
  • Robert S. Mueller (FBI Başkanı)
  • Atilla Koç (Kültür Bakanı)
  • Ali Babacan (Devlet Bakanı)
  • Dr. Hilmi Güler (Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanı)
  • Osman Pepe (Orman Bakanı)
  • Binali Yıldırım (Ulaştırma Bakanı)
  • John Ashcroft (ABD Eski Adalet Bakanı)
  • Omar Metwally (Mısır Ankara Büyükelçisi)
  • Dr. Tamer Gazioğlu (KKTC Ankara Büyükelçisi)
  • Prof. Dr. Necmettin Erbakan
  • Rifat Hisarcıklıoğlu (TOBB Başkanı)
  • Kadir Topbaş (İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı)
  • Muhsin Yazıcooğlu (BBP Genel Başkanı)
  • Recai Kutan (Saadet Partisi Genel Başkan Vekili)
  • Erkan Mumcu (Anavatan Partisi Genel Başkanı)
  • Mehmet Elkatmış (AKP Nevşehir Milletvekili)
  • Mehdi Sungur (Emekli General)
  • Robert Fisk (Stratejist, Independent Gazetesi Yazarı)
  • Mustafa Koca (ASKON Başkanı)

 

Toplantıya Katılan Bazı Konuklar

  • Fikret Kasapoğlu (İstanbul Vali Yardımcısı)
  • Hürrem Aksoy (İstanbul Vali Yardımcısı)
  • Dündar Gültekin (İstanbul Vali Yardımcısı)
  • Nevzat Er (Eminönü Belediye Başkanı)
  • Şaim Mergenov (Kazakistan Konsolosluğu)
  • Said İkramov (Özbekistan Konsolosluğu)
  • Muhiddin Rüstemi (Makedonya Konsolosu)
  • Ali Mekati (Cezayir Büyükelçiliği Başmüsteşarı)
  • Valeri Totev (Bulgaristan Konsolosu)
  • Igor Burmistrov (Rusya Ticaret Ataşesi)
  • Günay Efendiyave (Azerbaycan Konsolos Yardımcısı)
  • Ord. Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan
  • İsa Karataş (Türkiye Protestan Kiliseleri Basın Sözcüsü)
  • Cemal Uşşak (Türkiye Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkan Yrd.)
  • Cumhur Evcil (Emekli Tümgeneral)
  • Orhan Ateş (Emekli Tümgeneral)
  • Neşet İkiz (Emekli Albay)
  • Şaban Gülbahar (Avrasya Bir Vakfı Başkanı)
  • Samim Uygun (Güven Hareketi Başkanı)
  • Ali Eren (Vakit Gazetesi Yazarı)
  • Süheyl Çobanoğlu (Emekli Albay)
  • Prof. Dr. Cemal Anadol (Araştırmacı-Yazar)
  • Prof. Dr. Ömer Aksu (İ.Ü İktisat Fakültesi)
  • Prof. Dr. İsmet Giritli (Türkiye Gazetesi Yazarı)
  • Nefi Demirci (Türkmeneli Derneği Başkanı)
  • Ömer Faruk Başaran (ASİAD Başkanı)
  • Ali Rıza Aslan (MÜSİAD Genel Başkan Yardımcısı)
  • Abdullah Akosman (Önce Vatan Gazetesi İmtiyaz Sahibi)
  • Mustafa Tavaslı (MÜSİAD İcra Üyesi)
  • Hamza Akbulut (İlim Yayma Cemiyeti Başkanı)
  • Suat Gün (Önce Vatan Gazetesi Yazarı)
  • Rahim Er (Türkiye Gazetesi Yazarı)
  • Hüseyin Öztürk (Vakit Gazetesi yazarı)
  • Hamit Göktürk (Doğu Türkistan Milli Merkezi Genel Sekreteri)
  • Mauro Pesce (Focolarini Hareketi Türkiye Temsilcisi)
  • Sami Özey (Vakit Gazetesi Yazarı)
  • Nazile Abbaslı (Azeri Gazeteci-Yazar)
  • Mevlüt Özcan (Milli Gazete Yazarı)
  • Mustafa Özcan (Yeni Asya Gazetesi Yazarı)

 

Konuşmacıların Değindikleri Konuların Özeti

 

TARKAN YAVAŞ (Bilim Araştırma Vakfı Başkanı)

Yeryüzünü kana bulayan terörün çözümü medeniyetlerin ittifakıdır. Farklı dinlerden, farklı milliyetlerden insanlar bugün bu toplantıda biraya gelmiş, muhabbet etmiş ve birlik oluşturmuştur. Bu seçkin topluluk bunu yapabiliyorsa, bu güzel örnek tüm dünyaya model olmalıdır. Böyle bir ittifak dünyada son derece etkili olacaktır. Bizim mayamızda birlik, hoşgörü kavramları vardır, Osmanlı bunun en güzel örneğidir. Tekrar böyle bir birlikteliğin yaşanmaması için bir sebep yoktur. Bunun için yapmamız gereken, birarada olmak, bu konuyu sürekli gündemde tutup, her şeyden önce birbirimize muhabbet duymaktır. Barışın ve huzurun ana teması kalplerin yumuşaması, çatışma duygusunun kalplerden arındırılmasıdır. Dinlerin birliği ve birleşmesi şuan insanlığın tek kurtuluş çaresidir. Devletler arasında, dinler arasında yapılan işbirliği birbirimize saygı göstermemiz dünyada barışı sağlayacaktır.

 

KAYRAT NAZARBAYEV (Kazakistan Milli Güvenlik Komitesi Başkanı)

Kazak Müslümanları adına sizi içtenlikle selamlıyorum. Harun Yahya vakfına teşekkürlerimi sunuyorum. Bizi burada birleştiren en önemli unsurumuz tek olan Allah'a inanmamız. Kuran'da 28 peygamberin ismi geçmektedir, bu yüzden Müslümanların töleransları Kuran'da çok net bir şekilde yazılmıştır. Hiçbir din katliamı, şiddeti emretmez. İslam'da bir insanı öldürmek, bütün insanları öldürmek gibidir. İslam'da cihat kavramı kendini savunma olarak gösteriliyor, ayrıca cihat insanın kendi nefsine karşı yaptığı mücadeledir. Bilgi ve eğitimin eksikliği terörün önemli sebeplerindedir. Allah'tan korkmayan insandan korkulmalıdır, terörü yapanlar her şeyden önce imansız, dinsiz insanlardır. Bizim ortak düşmanımız şeytan ve onun yandaşı olan insanlardır. Dünya bugün dinler arası işbirliğine ve dinlerin dostluğuna muhtaçtır. Dünyadaki tüm olaylar Allah'ın kontrolü altında gerçekleşmektedir. Bu yüzden hepimizin kendi görevlerimizi yerine getirmemiz gerekir. Sonuç olarak Harun Yahya vakfına çok teşekkürlerimi bildirmek isterim. Bildiğim kadarıyla 200 konferans, 300 kitap ve çok sayıda başka çalışmalar yapmışlardır. Bu vakfın çalışmaları Müslüman ümmetine yapılan çok önemli çalışmalardır.

 

RAVİL GAYNUDDİN (Rusya Müftüler Konseyi Başkanı)

On sene içinde dünyadaki sağlıklı güçlerin teröre karşı birleşme çağrıları çok kere duyurulmuştur. Manevi çöküntüye karşı tüm iyi güçlerin bir araya gelmeleri gerekiyor. Terörü teşvik eden Allah'a karşı suç işlemektedir. Bu, onların Allah korkusu olmadığını göstermektedir. İslam barışı emreder, ayette “hepiniz barışa gelin” diyor. Tüm dinler terörü lanetler. Peygamberimizin emri “barışı kurun ve aç olanı doyurun”dur. Terörün amacı siyasidir ve dünya çapında kullanılmaktadır. Terörizm hiçbir şekilde dinin temeli olamaz. Şu an en önemli görevimiz yeni bir iş birliği senaryosu yaratmaktır. Medeniyetlerin samimi birleşmesi bu aşamada en önemli konudur. Tek kurtuluş üstün ahlak ve manevi değerlere yönelmektir, insanın gerçeği kavrama çabalarıdır.

 

PROF. DR. NEVZAT YALÇINTAŞ (İstanbul Milletvekili, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı 2. Başkanı)

İstanbul bir dünya şehridir, terör de bir dünya meselesi olduğundan, bu konunun İstanbul'da konuşulması en isabetli karardır, vakıf yöneticilerini kutlarım. Vahşet, ancak maneviyatsızlıkla olur. Terörün ana sebebi manevi değerlerden yoksunluktur, kalbinde Allah korkusu, sevgisi olan bir kimse bunu yapar mı? Çözüm maneviyatta, acımada, sevgide, hoşgörüde. Günümüzde terörizmi dinlere bağlama sapıklığı başladı.

 

BEHNA M AZAD (İran İstanbul Başkonsolosluğu Kültür Ateşesi)

Bu konferansın düzenlenmesi günümüz dünyasının içinde bulunduğu tehlikeli bu hassas dönemde barış içinde yaşama düşüncesini meydana getirmektedir. Günümüzde dünya kültürleri diyalog ortamına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Kavga ve çatışmayı doğuran şey bilgisizlik, cahilliktir. Kuran-ı Kerim, medeniyet ittifatı şeklinde bir birlikteliği tavsiye etmektedir. Medeniyetler ittifakını adalet ve özgürlüğe dayalı bir dünya kurmak için bu temel üzerinde inşa etmeliyiz.

 

PROF. DR. BEKİR KARLIĞA (M.Ü. İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bölümleri Ana Bilimdalı Başkanı)

Medeniyetler çatışmaz, medeniyetler kültür alışverişi için ortak bir sofra gibidir. Meteniyetler ittifakında Türkiye'nin bu konuda görevlendirilmesi son derece önemlidir. Çünkü 20 den fazla etnik grubu, 20 den fazla dini bir arada yaşatma tecrübesi göstermiştir. Türkiye örneği hem AB için hem küreselleşen dünya için hem de Sayın Annan'ın projesi için çok önemlidir. Çıkabilecek en yüksek sesimizle medeniyetler ittifakını haykırmak zamanıdır.

 

ALEXANDR LAKSHIN (Rusya Hahambaşılığı Dış İlişkiler Koordinatörü)

Düzenlenen bu konferans son derece zamanındadır ve gereklidir. Maalesef son zamanlarda gördüğümüz gibi bazı insanlar Rabbimizin verdiği en büyük değer olan insan hayatını yok etmeye çalışıyorlar. Bunu yaparken de dini kavramları kullanarak yapıyorlar. Rusya'da özellikle 70 senelik ateizm döneminde Allah kelimesini silmek istediler. Bizim bu günlerde dünyamızı kurtarmak için ne yapmamız gerektiğini konuşmamız lazımdır. Terörün kökenleri dinlerde değildir, her şeyden önce materyalist felsefededir, evrim teorisindedir. Ben her şeyden önce BAV'ın katkılarını kutluyorum. Cambridge Üniversitesinden bir profesör şeyle demiştir; “Eğer bu teori yeryüzünde yaygınlaşırsa insanlar hayvanlaşacak ve yeryüzünde çok korkunç olaylar olacaktır”. Sanırım o günler şu anda yaşanıyor. Biz aramızdaki farkları değil, ortak noktaları konuşmamız lazımdır, imanlı bir dünyanın oluşması için işbirliği yapmamız gerekiyor.

 

GEORGES MAROVITCH (Vatikan Elçiliği İstanbul Temsilcisi)

Hepimiz Allah'ın huzurunda kardeşiz. Konuşmacıların yaptığı tebrikler içinde en güzel manzara toplantıya katılanların gösterdiği bu manzaradır. Bu çalışmadan dolayı değerli Adnan Oktar Hocaefendiyi ve tüm vakıf üyelerini tebrik ediyorum ve Allah sizlerden razı olsun diyorum. İslam, Hıristiyanlık, Yahudilik terör değildir. Terör şeytandır. Müslüman kardeşlerimizin söylediği gibi “Allah'ın ipine sımsıkı sarılırsak” çözüm olur, bu ipi daima sıkı sıkı tutmalı, bırakmamalıyız. Kutsal sözleri tatbik etmediğimiz için terör olayları oluyor. Kendi kitaplarımızı okuyup tatbik edersek işte çözüm o zaman gelir. BAV kitaplar çıkarıyor, CD ler yapıyor, bunlar kolay değildir, büyük fedakarlık yapıyor, bundan sonra da böyle devam etsinler. Emin olun ki yüce Allah bizleri seyrediyor, O'nun bitmeyen mutluluğuna hepimiz inşaAllah hep beraber kavuşacağız.

 

TIMOFHY ZHIVATOV (Rusya Hz. Meryem Ortadoks Kilisesi Patriği)

Bu görüşmemizle Mesihin geliş anına yaklaştırıyoruz. Gerçekten sizin büyük ülkeniz dünyanın merkezi haline geliyor. Farklı din temsilcileri Türkiye'de ortak noktaları buluyorlar. Burada sevgi duygusunu hissediyorlar. Terörizmin gerçek nedeni insan hayatına bakış açısındaki yanlışlıktan kaynaklanıyor. Dini fanatikler insanda Allah'ın yaratmasını göremiyorlar. İnsan her şeyden önce Allah'tan bir ruhtur. Biz bu şekilde insana bakarsak hiçbir insana elimizi kaldıramayız. Dini aşırılığın karşısına koymamız gereken en önemli tezlerden biri, başka din temsilcilerinde ondaki imanı görmemizdir. Birbirimizi bu şekilde görürsek o zaman çok farklı bir bakışla birbirimize bakarız. Ahir zamanda Hz. İsa'yı ancak bu şekilde görebiliriz. Bu konferans buna çok güzel bir zemin hazırlıyor, Hz. İsa'nın gelişini hazırlıyor.

 

FATHER TEODOZY (Rusya Hz. Meryem Ortadoks Kilisesi Patriği)

Dünyadaki gelişmeler insanları kaçınılmaz bir işbirliğine getiriyor. İnsanlar hergün terörizm tehdidinin siyasi veya askeri yollardan çözülemeyeceğini anlıyor. Bunu çözecek tek bir güç vardır, o da Allah'tır. Rabbimiz bütün bu olaylara engel olabilirdi ama bunlara müsaade ediyor. Neden? O nedenleri görmek lazım, göremiyorsak imanımız zayıftır. Yapılması gereken şeytana karşı büyük bir manevi savaş başlatmaktır. Bu önemli görev her şeyden önce din adamlarına verilmiştir. İnsanları materyalizmden maneviyata götürmek için, Darwin teorisinden yaratılışa götürmek için her şeyden önce işbirliği yapmamız gerekiyor. Allah bu üç dini farklı yollar olarak yaratmıştır. Ama hepimiz tek bir yolla Allah'a doğru gidiyoruz. Biz kalplerimizi Allah'a, kardeşlerimize açmalıyız. BAV ve Harun Yahya'ya teşekkür etmek istiyorum, çok önemli bir çalışma başlattılar. Bu hareketin daha çok gelişmesi için Rabbimize dua ediyoruz.

 

AMJAD MAJID ABBASI (Pakistan Büyükelçiği)

Terörizm ile vahşeti bir dinle bağşdaştırmanın yanlışlığını öncelikle anlamamız gerekiyor. Çünkü İslam barış demektir. Böyle vahşi hareket sadece yapanın suçudur, bu dine yüklenemez. İslam kalp kazanmayı ve onları ruhsal olarak yükseltmeyi sağlamayı hedefler. Kuran'da masum insanların öldürülmesi tüm insanların öldürülmesi, bir insanın hayatının kurtarılması ise bütün insanların hayatının kurtarılması demektir. Bu nedenle insanların kalbini kazanmak, terörizme neden olayları önlemenin ilk yoludur.

 

ALTUĞ M. BERKER (Milli Değerleri Koruma Vakfı Başkanı)

Dünyamızı gün geçtikçe saran terör belası, kaos ve kargaşanın önüne geçmek insanlık adına zaruri bir hale gelmiştir. Terör belası dünyada sadece belli bir fikri, dini ve medeniyeti hedef almamakta, her din ve medeniyetten olan birçok ülkenin ve insanın korkusu haline gelmektedir. Bu nedenle teröre ve özellikle onu besleyen zararlı ideolojilere karşı mücadele etmek her dinden ve medeniyetten olan sağduyulu insanların ortak tavır göstermesi gereken bir durumdur.

Terör, yüzyıllardır süregelmektedir ancak özellikle silah teknolojisinin geliştiği çağımızda çok yüksek boyutlara ulaşmakta ve buna paralel olarak yıkım gücü de artmaktadır. Her ne kadar terör belasıyla uğraşan ülkeler istihbarat, askeri ve kolluk gücü yöntemleriyle terörle büyük bir mücadele veriyor iseler de, belli bir düzeyde ne kadar başarı sağlansa da, terör her zaman bir yerden yeniden başlamakta ve bu belaya nihayi ve kesin bir çözüm bulunamamaktadır.

Bizce terörün köklü çözümü, terörü besleyen ideolojilerle fikri mücadeleden geçmektedir. Bunun için de, terörün gerçek kökeninin iyi saptanması ve ona göre mücadele yürütülmesi gerekmektedir. Terörün gerçek kökeni ise, insanı bir sosyal bir hayvan statüsüne koyan ve böylece vicdanı ve insani duyguları sıfıra indiren Sosyal Darwinizmdir.

Terörü uygulayan hangi ideoloji olursa olsun o ideolojinin de kökeninde bu yatmaktadır. İster Marksizm, ister faşizm, ister her hangi bir inanış ve ideoloji olsun, bunların hepsinin kökeninde Sosyal Darwinizm vardır. Darwin'in canlıların oluşumunu tesadüfe bağlayan, dolayısıyla insanı da gelişmiş bir çeşit maymun yani hayvan yerine koyan fikri, bu ideolojilerin hepsinde sözde bilimsel fikri dayanak olarak yerini almıştır. Bundan geliştirilen Sosyal Darwinizm ise, teorideki gibi, insanların birbirleriyle çatışarak, mücadele ederek sağladıkları güç ile diğerini ezerek ve yok ederek varlığını sürdürmesi fikrine dayanır. Bu düşünce bir insanın bir diğerini öldürmesi için eline verilmiş bir ruhsat halini almıştır.

Darwinizmin bu “çatışma” prensibini, Marksizm sınıflar arasında uygulamış, faşizm ırklar arasında, emperyalizm ülkeler arasında, vahşi kapitalizm ise bireyler arasında uygulamış ve bunların neticesinde, bu çatışma fikrinin pratiğe dökülmesinde dünya savaşlarında ve terör olaylarında milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir.

Oysa İlahi dinler bir insanın bir diğerini öldürmesini kesinlikle yasaklamış, üstelik masum bir insanın öldürülmesini tüm insanlığın öldürülmesiyle örneğin Kuran eş tutmuştur. Bütün İlahi dinler barışı, kardeşliği, sevgiyi ve dostluğu emretmektedir. İnsanın yaratılışına ve vicdanına tek uygun olan da budur. Ancak, dünyamızda din ahlakının yaygınlaştırılması yerine Darwinizim gibi zararlı fikirleri yaygınlaştırmaya çalışanlar, ortay çıkan vahim neticelere bir anlamda ortak olmaktadırlar.

Bizler, medeniyetleri doğuran İlahi dinlere inanan samimi Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Museviler, teröre ve her türlü karmaşaya sebep olan, dinlerin ve her türlü iyiliğin ve güzelliğin karşısında olan bu ideolojilerle ortaklaşa, elbirliğiyle fikri anlamda bir mücadele yürütmeliyiz. Rahmani olan güçlerimizi birleştirmeli, ve bu konuda insanları ciddi anlamda eğiten bir çalışma içine girmeliyiz. Dayanağı tespit edilmiş ve mücadele yöntemi bulunmuş bir belaya karşı fikri bir mücadele yürütmek elbette ki çok daha kolay ve kesin çözüm getirecek olan bir yoldur.

Bizler tüm İlahi dinlere ve onların peygamberleri olan Hz. Muhammed (sav) Hz. İsa ve Hz. Musa'ya ve tüm diğer peygamberlere gönülden inanan ve aralarında ayırım yapmadan seven, iman edenleriz. Bu mübarek peygamberlerin getirdiği dinlere ve doğurduğu medeniyetlere mensup olanlar, onların da iman ettikleri aynı Yüce Allah'a iman eden insanlar olarak ortak bir kelimede, yani Allah'ın varlığında ve din ahlakına karşı olan zararlı akımlara karşı birlik olmalıyız. Dünyamızı saran terör, savaş, düşmanlık belasını ancak bu yolla yenebiliriz.

Kuran-ı Kerim'in Hucurat Suresi'nin 13. ayetinde Yüce Allah tüm insanlara şöyle buyurmaktadır:

“Ey insanlar, gerçekten, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. ..”

İnsanların farklı ırklar, farklı halklar, farklı kültürler ve medeniyetler içinde olması, bazılarının istediği gibi bu medeniyetlerin çatışması için değil, medeniyetlerin tanışmaları ve dayanışmaları hikmetiyle var edilmiştir.

Bu salonda bulunan ve bunları duyan herkesin bu sorumluluğu paylaşacağını biliyorum. İnşaAllah bizler de Milli Değerleri Koruma Vakfı ve Bilim Araştırma Vakfı olarak, bu toplantıda ortaya koyduğumuz somut tespit ve çözümlerin takipçisi olacağız. Bu alanda sahip olduğumuz tüm bilgi birikimi ve tecrübelerimiz ile, dünyada kaosu dindirmek ve sevgiyi, barışı tesis edebilmek için yardım ve hizmet anlayışı içinde sağduyulu insanlarla işbirliği içinde olacağız.
 
Geri